Kişiye Özel Bisiklet

Eşim Paolo, bisiklet ve bisiklet aksesuarları seçimi konusunda çok titiz. Tur bisikletlerimizi seçerken aylarca bisiklet forumlarındaki grupları takip etmişti; özellikle de Alman, İngiliz ve İtalyan forumları. Rahat, kaliteli, uygun fiyatlı ve evladiyelik bir kadro istiyordu ve araştırmalarının sonunda bir gün “buldum” dedi. Benim için adı duyulmamış bir markanın Çek yapımı çelik MTB kadrosu, kendisi için ise ünlü bir markanın alman yapımı  çelik kadrosunu seçmişti. Kadroları aldık ve bizim seçtiğimiz vites, fren, sele vs monte işlemlerini tamamladıktan sonra ilk uzun turumuza çıktık. Turun son günü ben anı sanı bilinmeyen kadromdan çok memnunken, Paolo’nun kadrosunun çatlamış olduğunu fark ettik.

Eve geri döndüğümüzde, ünlü marka ile bağlantıya geçtik ve kadronun çatladığını söyledik. Hiç sorun çıkarmadan hemen ertesi gün aynı kadro, yine aynı renkte evimize gönderildi. Aradan zaman geçti ve biz bir uzun tura daha çıktık. Tur sırasında Paolo’nun kadrosu yine aynı yerden çatladı ve keyfimiz kaçtı. Marka ile bağlantıya geçtik ve durumu anlattık. Cevap “beyefendi, siz çok uzunsunuz”. Evet, Paolo’nun boyu 1,93. Ancak bu bahane olamazdı (bir kaç yıl sonra aldığı katlanabilir bisikletin pedalı hep aynı yerden kırıldıkça mağazaya geri götürdüğünde aldığı cevap da buna benzerdi “bayım, siz çok ağırsınız”.

“Uzun ve ağır insan” Paolo için özel bir bisiklet arayışımız böylece başlamış oldu.

Kadro çelik olmalıydı, ince ve hafif borulardan yapılmalıydı, rengi güzel olmalıydı ve geometrisi rahat olmalıydı.  Terziye gitmeye karar verdik; “haute couture” bir bisiklete ihtiyacımız vardı. İtalya’da bir çok “Bisiklet Terzisi” vardı, birinin referanlarını inceledikten sonra kapılarını çaldık. Antonio, bizi sıcak karşıladı ve ne istediğimizi anlatmamızı sabırla bekledi.

Sonra Paolo’nun ölçülerini almak için sabit bir bisikletin (bike fitting system) üzerine oturmasını söyledi. Sürüş pozisyonuna karar verdiler ve bu şekildeki duruş pozisyonuna göre bacak, kol ölçülerini aldı. Antonio, kadronun geometresini taslak olarak çizip hazırlamak için vakit istedi. Bir hafta sonra eposta adresimize çizim geldi.

el yapımı bisiklet taslak

Üzerinde küçük değişiklikler talep ettik, çizim düzenlendi ve bir kaç kez yazıştıktan sonra son halini aldı. Antonio kadroyu 4-6 hafta arasında teslim edeceğini söyledi ve biz başladık beklemeye. Paolo çok heyecanlıydı ve ilk kez onun bedenine göre tasarlanmış ona özel bir bisiklete sahip olacaktı.

IMG_4199

Kadroyu teslim aldıktan sonra Paolo özenle seçtiği diğer aksesuarları monte ederek bisikletini tamamladı. Bu haftasonu ilk test sürüşümüzü yaptık, Paolo süper mutlu ve mesut.

Şimdi ben geri kalır mıyım? Ben de bana özel bir bisiklet sahibi olmak istiyorum. Her gün kullandığım, hayatımın bir parçası olan ulaşım,spor ve eğlence aracım beni yansıtan birşey olmalı. Paolo, işi nedeniyle sık sık İtalya’ya seyahat ettiği için Antonio’ya hem ölçüler hem de kadroyu teslim almak için iki ziyaret yapabilmişti ama benim için kadroyu İtalya’da yaptırmak masraflı ve zor olacaktı.

Google’a sordum. Sevgili Google, Türkiye’de el yapımı çelik kadro kim yapar?

Aesthetic, Custom, Handmade Bicycles | Based in İstanbul: www.8line.net

8line Cycles
8line Cycles

Websitesindeki mail adresine hemen bir mail gönderdiğim.  İşte, Deniz Karacan ile tanışmamız bu şekilde oldu.

Deniz, İstanbul’lu bir elektrik mühendisi. İlk bisikleti kırmızı bir BMX ancak ailesi evlerinden iki sokak öteye gitmesine izin vermiyor. Lise yıllarında unuttuğu bisikletle üniversiteden sonra işi ve evi arasındaki mesafe kısalınca yeniden buluşuyor. Günlük hayatta ulaşım için kullanacağı bisikleti seçiyor ve 3 yıl boyunca ev-iş arasında kullanıyor.

Bisiklet, hayatının bir parçası haline geliyor ve bisikletinin de onun kimliğini yansıtmasını istiyor. Nasıl kıyafet ve ayakkabı seçerken, tarzımıza uygun eyleri alıyorsak, bisiklet de öyle bir şey işte. Her gün evden çıkarken yanına aldığın şeyin sana özel olması lazım, değil mi?

Bisikletinin geometrisi, rengi ve aksesuarlarla estetik olmasına karar veriyor ve piyasada kendini yansıtan bir bisiklet bulamayınca “acaba ben yapabilir miyim?” demiş (zaten ihtiyaç duyduğu diğer şeyleri de satın almadan önce kendi kendine hep bu soruyu sorarmış). Araştırmış, okumuş, ilk denemelerini yapmış ve kısa bir süre içinde kendine özel bir bisiklet yapmış. Ev yapımı, el yapmı…

8line Cycles
8line Cycles

Etrafından çok güzel geri bildirimler almış ve kendisi gibi başkalarının olduğunu gördüğünde bisiklet yapmaya karar vermiş.

5 yıldır çalıştığı düzenli işinden istifa etmiş ve atölyesini kurmuş. Deniz, bugün sadece el yapımı bisikletler, özel tasarım sele borusu kelepçesi, fren kolu, gidon boynu gibi komponentler yapıyor.

Deniz’i soru yağmuruna tuttum. Hangi marka boru kullanıyorsun, kaç gram, hangi sele, hangi pedal, ne kadar zamanda yapıyorsun, ne zaman teslim alacağım vs. Deniz sıkılıp yorulmadan tüm sorularım cevap verdi ama siparişi almadan önce İstanbul’a gelmen lazım dedi. Neden?

Deniz, atölyesinde sıcak kahve eşliğinde öncelikle müşterisinin beklentilerini dinliyor ve iyice anlamaya çalışıyor. Sonra bacak uzunluğu, kol uzunluğu vs ölçüleri alıyor. Boruların ithal mı yerli olucağına karar veriliyor. Yurtdışından gelen borular (columbus gibi) daha hafif; yerli borular birazcık daha ağır ama fiyat olarak daha uygun gibi konularda karar verirken müşterisini yönlendiriyor. Bisiklette eski bazı aksesuarlar kullanılacaksa onları öğreniyor ve yeni parçalar için tavsiyelerde bulunuyor. Eski seleleri söküp, derilerini yenileyip recycle ediyor.

Müşteri eve dönüyor, Deniz bisikletin tasarımını yapıyor ve sunuyor. Tasarımda ufak tefek değişklikler gerekliyse yapılıyor ve nihai tasarıma karar verdikten sonra üretim başlıyor. Bisikletin teslimat süresi ise kullanılan hammadde ve parçalara  göre değişiklik gösteriyor. Yerli parçalar ile bisikletime 6 haftada kavuşabileceğimi; ithal parçalardan oluşacak bisiklete de en geç 8 haftada sahip olabileceğimi söylüyor.

8line Cycles
8line Cycles

Telefon görüşmesinin sonlarına doğru “Deniz, peki senin müşterilerin kim” diye sordum.

“Senin gibi bisiklete binmeyi sevenler” dedi ve ekledi “Benim görevim kişinin hayalindeki bisikleti yaratmak.Müşterilerim hayalleri olan kişiler”.

Gerçekten çok haklı. Kişiye özel bisikletler, dünyada sadece bir tanedir. Sadece görünüşü değil teknik özellikleri de o kişiye özeldir. Hem estetik hem de teknik olarak sürücüsü ile bütünleşir. Bisiklet hareket kuvvetini insandan alan bir makinedir ve bu makinenin kullanıcısıyla tam bir uyum içinde çalışması için kişinin vücut ölçülerine göre tasarlanması büyük önem taşır.

Deniz’le çok yakında atölyesinde bir kahve içmek için sabırsızlanıyorum.

Fotoğraflar: P.Pinzuti@bikeitalia.it ve 8line.net’e aittir.

Güncel yazıları ayda bir kez bülten şeklinde email adresine göndermemi istersen, sağ taraftaki boşluğa eposta adresini yazıp, sonra da onay verebilirsin.

5 comments

  1. El yapımı,kendi ölçülerinize göre bir bisiklete binmek tahmin ediyorum ki inanılmazdır.Sağlıklı, keyifli uzun uzun .pedallamanız dileğimle.

    • Merhaba Mert Bey, dilekleriniz için çok teşekkürler. İstediğiniz tarzda, beğendiğiniz parçalarla, “üzerinize tam oturan” bir bisiklet gerçekten özel birşey. Ancak yine de “binilen tüm bisikletler güzeldir” diyelim 🙂 selamlar, Pınar

  2. Vallahi okurken heyecanlandım. Deneme sürüşü sonrası ilk izlenimlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir