Corona Virüs – Karantinanın 10. günü

Share

21 Şubat’ta İtalya’da ilk corona virüs vakasının açıklanması ile birlikte ülke genelinde yaşandıklarımızı bir önceki yazımda aktarmıştım.

Buna da göz at: Corona Virüs Zamanlarında Hayat

Bugün 18 Mart 2020, karantinanın 10. günü.

İtalyan hükümeti tarafından yayınlanan kararnamenin teknik raporu, bugün enfekte olanların maksimuma ulaşacağını ve Nisan ayına kadar yeni vaka sayısında yavaş bir iniş olacağını öngörüyor. Her şey yolunda giderse, herkes kurallara uyarsa, nisan sonunda evlerimizden çıkabileceğimiz söyleniyor.

Gün sonunda yapılacak açıklamaları sabırsızlıkla beklerken bugüne kadar bizlerin hayatlarındaki değişimleri düşündüm.

Sabahları eskiden olduğu gibi (eski hayattaki gibi mi desem acaba, aslında sadece 2 hafta öncesi), sabah saat 7’de kalkmaya devam ediyoruz. Şipşak bir kahvaltının ardından biz gece uyurken neler olup bittiğine bakmak için web ve sosyal medyayı tarıyoruz. Bir kaç gün öncesine kadar sadece İtalyanca haberlere bakıyorduk ama 14 Mart’ta ABD’den gelen ilk vaka ve ölüm haberi ile birlikte diğer ülkelerdeki gelişmeleri de takip etmeye başladık. #coronavirusoutbreak

Ve sonra eski hayatımızda çok yapmayı isteyip de hiç yapmadığımız bir şey yapıyoruz: sabah yogası. İkimiz de matlarımızı seriyor ve yumuşacık sesli bir yoga hocasının dersine katılıyoruz (elbette online).

Yüzümüzde kocaman bir gülümseme ile savasana‘dan çıkıp kahvelerimizi hazırlıyor ve saat 9:30’da iş arkadaşlarımızla yaklaşık iki saatlik online toplantıya giriyoruz. God save google hangout!

Eski hayatımızda yapmayı aklıma bile getirmediğim ama karantina günlerinin yeniliklerinden bir başkası ise haftalık yemek menüsü! Bir hafta boyunca öğlen ve akşam yemeklerinde ne pişireceğimizi bir tablo yapıp buzdolabına astık. Böylece market alışverişini haftada sadece ikiye indirdik.

Her saat başı gazete başlıklarına bakıyor ve yeni yürütmelik yayınlanmış mı, acaba süpermarketler kapatılır mı, yeni bir yasak geldi mi diye birbirimize soruyoruz.

Bir kaç gün önce ilk kez balkonlara bayrak asıldığını gördüm. Eşim Paolo, bayrak asmanın sadece İtalya dünya kupasını kazandığında yapılan birşey olduğunu söyledi, o da şaşkındı. Yeni hayatın tepkileri olmalı…Öğlen ve akşamüstü iki kez balkonlara çıkıp birlikte şarkı söylendiğini biz de sizler gibi medyadan izliyorduk. Bizim komşularımız biraz çekingen (aslında snob), başkası şarkı söyler mi diye perde aralığından dışarı bakan bir kaç kişi gördüm sadece.

Paolo ile ev işlerini paylaştık, ben mutfağı o da banyoyu seçti, ama işlerin hepsini bir günde bitirmemeye konusunda hemfikiriz. İş asla bitmemeli, karantinanın ne zaman biteceği belli değil.

Otomobilsiz ve İnsansız Kent

Boş zamanlarımda (ben de böyle yazdığım için şaşkınım ?! ama telefonla konuşmaktan boş vakit bulmaya zorlanıyorum) sosyal medyada bir makale görüp, ah bunu okumalıyım diyip ‘kaydet’ e basar sonra da unuturuz ya, işte o listeler ne kadar önemliymiş şimdi anladım. Keep‘te tuttuğum ulaşım, şehir planlama, feminizm vb konularındaki tüm makale linklerini tek tek açıp okumaya başladım. Onları okurken yepyeni kaynaklar keşfettim ve onların linklerini yeni bir listeye ekledim (gelecekteki başka bir olağanüstü hal durumuna hazırlıksız yakalanmamak için). Henüz sosyal medyada herkesin tavsiye ettiği gibi online olarak müze, şehir, kütüphane gezmeye başlamadım, karantinanın bitmesine daha çok var, onları aşırı zor zamanlara saklıyorum.

Akşamüstü önce annelerimizle, sonra kardeşlerimizle, ardından arkadaşlarımızla teknolojinin sunduğu tüm imkanları kullanarak video görüşmeleri yapıyoruz. İyiki dostlarımız var diyorum ve şükrediyorum. Bu aralar eski hayatımızla tek bağımız ailelerimiz ve dostlarımız. Bu arada haftalar öncesinden planladığımız (klasik Milanolu halleri işte, spontan buluşma diye birşey yok, herkesin ajandası her zaman dolu) akşam yemeği randevularını iptal etmedik ve hangout/skype gibi platformlarda gerçekleştirmeye devam ediyoruz (pijama ve terlikle tabiki).

Hepimiz olanları anlamaya, sindirmeye ve kabul etmeye ihtiyaç duyuyoruz. Virüs dışında başka bir gündemimiz yok, zaten konuyu değiştirmeye çalışsak bile sadece otuz saniye sonra yine içinde corona virüs geçen cümlelere geri dönüyoruz.

Bu aralar cevap vermeye en çok zorlandığım soru: iyi misin? Gün içinde bana onlarca kez bu soru soruluyor. Bu soruya sabahları erken saatlerde moralim yüksekken cevap veriyorum, çünkü öğleden sonra moralim bozuk oluyor.

Bu yazıyı yayınlamadan önce son vaka ve ölüm sayılarına baktım.

İtalya: 31.506 vaka, 2503 ölü.

Türkiye: 1 ölü

Dünya: 185.000 vaka 7500 ölü.