Covid-19 ile şehirlerde yaşanan değişim

Share

Geçen yıl bu zamanlarda uzaklarda bir yerde sandığımız ve çok da ciddiye almadığımız Covid-19, bir kaç hafta içinde gündemden silinir sanıyorduk. Oysaki tüm dünyaya yayılan pandemi, eski hayatla ve yeni hayat arasında bir dönüm noktası oldu. 2021’nın başlangıcıyla bu dönüm noktasının aslında bir çok şehir için dönüşümü tekikleyen bir olay olduğunu görüyorum.

Eski hayatlarımıza geri dönmeyeceğimizi kabul ettiysek eğer o zaman yeni yaşamın yeni kurallarını belirleme konusunu konuşabiliriz.

Hepimiz sağlığımıza özen göstermek istiyoruz. Fiziksel aktiviteyi günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi hayal ediyoruz. Temiz hava solumak, parklarda yürüyüş yapmak, haftasonları açık hava pazarlarından taze sebze ve meyve almak istiyoruz. Peki belediyeler bu konuda bir hazırlık yapıyorlar mı? Yoksa ‘beğenmeyen gitsin başka yerde yaşasın’ diye mi düşünüyorlar. Hepimiz yakın zamanda köy ve kasabalara mı kaçacağız?

Covid-19 değişim için bir fırsat olabilir mi?

Dünyada neler olup bittiğine birlikte bakalım:

  • Bir çok ülkede coronavirüsün yayılmasının önüne geçmek için şehirler yeniden tasarlanıyor (covid-19 insanoğlu için ilk pandemi değil, sonuncusu olması ise bizim elimizde olabilir mi?)
  • Jakarta’dan Bogota’ya şehirlerde ışık hızıyla bisiklet yolları ( pop-up bike lane) yapıldı. İstanbul’da yapılan geçici bisiklet yolları uzun süre tartışıldı, İzmir’de ise bu yollar geçici değil kalıcı bisiklet yolu olacak denildi.
  • Kullanılmayan oteller ve ofisler, evsizler için konaklama hizmeti sunmaya başladı.
  • Toplu taşıma araçlarında yolcu sayısı azalırken, şehirlerde park ve yeşil alanlara hücüm edildi.

Beyaz yakalıların evden çalışmaya başlaması ile birlikte gökdelenlerdeki boş ofisler, ofis çalışanlarına yönelik hizmet veren sıra sıra zincir restoranlar ve iş merkezlerinin etrafında yer alan ekonomik aktiviteler yeni hayata nasıl adapte olacaklar?

Kapalı dükanlar ve boş meydanlar, Milano

Tek Kullanımdan Çoklu Kullanıma Geçiş

Güney Kore hükümeti boş kalan otellerin yaşam alanlarına dönüşmesi için satın alma yapmaya başlarken, Singapur ise boş ofis binalarını apartman dairelerine dönüştürmek için çalışmalara başladı.

İş veya finans merkezleri olarak adlandırdığımız, gökdelenlerin sabah saatlerinde hücüma uğrayan ve akşam saatlerinde boşayan ‘tek kullanımlık’ binalar olduğunu varsayarsak, bu ‘sahte’ yaşam merkezlerinin ‘gerçek ve çok kullanımlı’ olması için dönüşüm aslında çok da zor değil. Bir şirket binasının birinci katında anaokulu, ikinci katında aileler için apartman daireleri, dördüncü katında paylaşımlı ofis, teras katında ise bir şehir bostanı neden olmasın?

İş merkezlerinin yaşam merkezlerine dönüşmesi İstanbul için kaçırılmayacak bir fırsat!

Boş ofisler, Milano

Havasız Binalardan Sağlıklı Binalara

Artık hepimiz sağlıklı ve hijyenik binalarda yaşamayı, çalışmayı ve sosyelleşmeyi arzuluyoruz. Binaların temiz hava, temiz su, yeterli ışık ve konfor sağlaması için uluslararası well bina sertifikasına talebin artması ve belediyelerin akıllı binalar konusunda baskısı yakın zamanda hepimiz için daha iyi şartlarda çalışmak ve yaşamak anlamına geliyor.

Toplu Taşıma değil Aktif Ulaşım

Covid-19 ile birlikte evden çalışanların sayısının artması ve işyerine gitmek zorunda olanların kapalı alanlardan kaçınmasıyla toplu taşıma araçlarının kullanım oranı çok büyük ölçüde azaldı.

Londra, Milano, Paris gibi metropollerde toplu taşıma araçlarının kullanımında %71 azalma gözlendi ve yakın bir zamanda covid-19 öncesi kullanım oranlarına dönülmesi beklenmiyor. Bireysel ulaşım seçeneği bir yandan özel araç kullanımının tercih edilemesini beraberinde getirse de bisiklet yollarının yapımının hızlanması ve teşvikler ile bisiklet kullanmında yaşanan artış trendinin devamı bekleniyor.

Google Covid-19 Mobility Report’tan şehrinizle ilgili veriyi indirebilirsiniz.

Otopark değil, park!

Yıllarca ‘arabamı park edecek yer yok, otopark yapın’ diyen şehir halkı bir anda gidecek bir park, yürüyecek bir kaldırım, gezecek bir meydan bulamadığında ‘park’ istiyorum dedi. Dünyanın her yerinde bisiklet yollarında koşu yapanlar, kaldırımlarda yürüyüş yapmak için yarışanlar ve bisikletine atlayıp google haritada bulduğu bir parça yeşil alana doğru sürüş yapanlar arttı.

Belediyelerin artık şehir planına insanların güvenle vakit geçirmesi için tasarlanan meydanları, kaldırımları ve parkları dahil ettiğini düşünecekleri konusunda umutlanabiliriz.

Milano’nun bu konuda çok cesur adımlar attığını söyleyebilirim. Programın adı ‘açık meydanlar ‘ (piazze aperte) ve son bir kaç aydır şehrin tüm karmaşık ve tehlikeleri alanları trafiğe kapatılıp yayalaştırılmış meydanlara dönüştürülüyor.

Bu meydan kısa bir süre öncesine kadar tehlikeli bir kavşaktı.

Şehirler ve uyduları

Sidney ve San Francisco gibi kalabalık şehir merkezleri boşalıp, beyaz yakalıların şehir dışındaki yerleşim yerlerine dağılmasıyla minik uydu kentler doğmaya başladı. Şehirlerin ekonomik olarak sürdürülebilir olması için bazı radikal değişiklikler yapması lazım; kentsel tasarımda devrim, kiralarda düşüş ve işletmelere sağlanan ayrıcalıklarla başlanabilir.

Şehir parkı, Milano

15 Dakikalık Şehir

Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’un 15 Dakikalık Şehir hedefine doğru hızla yaklaşması, diğer Avrupa kentlerini de hareketlendirdi. 15 dakikalık şehir; işe, eve ya da herhangi bir yere yürüyerek ya da bisikletle gidilebilen, tüm ihtiyaçlara bu mesafede ulaşılabilecek yer anlamına geliyor. Yani MAHALLE. Covid-19 ile birlikte hepimiz mahallemizi, esnafı, sokakları, parkları tanıdık. Şimdi çocuğunuzun okula sizin işinize yürüyerek veya bisikletle gittiğinizi hayal edin. Hayal edemiyor musunuz? O zaman bunu gerçekten size sunan bir şehre taşının.

Hayat kısa. Önceliklerinizi yeniden gözden geçirin.

Pınar

1 Comment

Necdet Kestelli 17/01/2021 - 09:16

Bu muhteşem tespitlerin BİİBOARD’lara büyük harflerle yazılmalı, TV’lerde reklam arası ve mecburi olarak paragraf paragraf yayınlanmalı, okullular için Online verilmeli, ve bunlar bıkılmadın devam etmelidir.
CNN İNTERNET HER YARIM SATTE “30 saniye CALM” SAKİN KÖŞERİ YAYINLIYOR.
Çok verimli hareketler
Sen bunu da becerirsin.
Arkandayım.
Çok sevgiler

Post Comment