Covid-19 Salgını Süresince Ulaşım ve Hareketlilik

Share

Dünyanın dört bir yanındaki şehirler, COVID-19 salgınının yayılmasını yavaşlatma hedefiyle insanlar arasında fiziksel teması sınırlamak için geniş bir dizi önlem sunuyorlar. Okullar kapalı olsa da bir çoğumuz evlerimizden çalışmaya devam etsek de halen bazı sektörlerde çalışan bir çok insanın iş yerlerine gitmek, temel günlük ihtiyaçları karşılamak veya zor durumda olan insanlara yardım götürmek için ulaşım araçlarına ihtiyaç duyuyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan bilgilendirme dosyasında Covid-19 salgını sırasında yaya ve bisikletli ulaşımı tavsiye ediliyor:

”Mümkün olan her durumda bisiklete binmeyi veya yürümeyi tercih edin. Aktif ulaşım, hem günlük fiziksel aktivite ihtiyacımıza cevap verecek hem de başka insanlar ile temas etmeden gitmek istediğimiz yere ulaşmamızı sağlayacaktır. ”

Peki okullar, işyerleri, fabrikalar ve işyerleri açıldığında bizi nasıl bir ulaşım şekli bekliyor?

Hem biz, hem de şehirlerimiz şu anda evriliyor. Bizler eski alışkanlıklarımızla vedalaşırken, şehirler de hava ve gürültü kirliliği, trafik sıkışıklığı ile vedalaşmaya hazırlanıyorlar. Herkes aynı anda evden çıktığında, toplu taşıma araçlarına bir alternatif sunmak gerekiyor. Dünyanın en çok trafik sıkışıklığının olduğu şehir listesinde ilk sıraları kaptırmayan İstanbul’da her sabah trafikte iki misli otomobil olduğunu hayal edin…

Dünyada bir çok şehir sokakları yaya ve bisiklet kullanıcılarına uygun olacak şekilde yeniden düzenliyorlar: yeni kaldırımlar veya geçici bisiklet yolları yapılıyor. Örneğin, Berlin‘de bazı caddelerde motorlu araçların şeritlerinden birisi bisiklet kullanıcılarına tahsis edildi. Projenin teknik dosyasını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Brüksel, şehir merkezindeki tüm sokaklara 20km /s hız limiti getiyor ve yollar yaya ve bisikletliler için öncelikli alanlara dönüşüyor. Paris ve Madrid uzun vadeli bir strateji hazırlıyorlar ve lockdown’ ın kaldırılmasından sonra yolların öncelikli kullanıcıları olarak bisikletlerin güvenliğini sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapıyorlar . Milano’da hayata geçirilecek bisiklet yolu ağı ve diğer çözümlerle ilgili makaleye göz atılabilir. Budapeşte de aynı şekilde şehir merkezindeki ana arterleri bisiklet yollarına dönüştürdü.

Sadece Avrupa değil, Güney Amerika’da da aynı şekilde düzenlemelerin yapıldığını görüyoruz. Kolombiya’nın başkenti Bogotá, şehir içinde toplam 100 km yolu bisiklet şeritlerine dönüştürdü.

Karantina haberini alanlar ilk önce süpermarketlere koşup tuvalet kağıdı almış ve stokları tüketmişlerdi, karantina süreci biten Avustralya’da insanlar en önce bisiklet almak için dükkanlara koştular ve bisiklet satışlarında patlama yaşandı. Bisiklet dükkanına girenler tüm aile bireyleri için birer tane bisiklet alıyor ve günlük ulaşımlarını farklı bir şekilde planlıyorlar.

Ve böylece dünyanın en masum ve temiz ulaşım aracı bisiklet, sosyal mesafeyi korumanın da çözümü olarak gündeme oturdu. Ayrıca hava kirliliğinin virüs salgınına uygun ortam hazırladığı da kanıtlandıktan sonra sanırım herkes soluduğumuz havanın kalitesi ile ilgili daha hassas olacaktır.

Geçici Bisiklet Yolları Ağı – Teknik Bilgi

OECD – Uluslararası Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü tarafından yayınlanan ‘Yaya ve Bisikletli Ulaşım Planı’nı bu linkten indirebilirsiniz.

Berlin’de hızla hayata geçirilen bisiklet yolları ile ilgili projenin özetini bu linkte, ayrıntılı teknik dökümanı ise burada bulabilirsiniz. Changing Cities organizasyonundan Dirk von Schneidemesser’a bu belgeleri benimle paylaştığı için çok teşekkür ederim.

Hollanda’dan Mobycon firması 10 günde güvenli bisikletli ulaşıma geçiş için bir rehber yayınladı. Rehberde bir çözüm önerisi var. Ücretsiz rehberi bu linkte bulabilirsiniz.

Sharin Cities tarafından hazırlanan kaynakları burada bulabilirsiniz.

Milano’da hayata geçirilen altyapı düzenlemesinde parmağımın olduğunu ise gururla söyleyebilirim. Çalıştığım şirkette (Bikenomist) iş arkadaşlarımla birlikte, karantina şokunu üzerimizden atar atmaz mimar, şehir plancısı ve iletişim uzmanları ile birlikte 30 sayfalık ‘corona sonrası ulaşım ağı’ adında rehber hazırlayıp ücretsiz olarak tüm belediyelerin kullanımına sunduk. Belediyeler hemen bizimle bağlantıya geçtiler ve yaptığımız maliyet analizi uygun bulundu, Milano, Torino, Roma, Floransa vb şehirler uygulamaya aldılar. Ayrıca Barcelona ulaşım departmanı dökümandaki çözümleri inceleyip hayata geçirmek istediklerini ilettiler. Rehberi (İtalyanca) bu linkte bulabilirsiniz. İhtiyaç anında acil bir çözüm üzerinde günlerce çalışıp, bunu herkesin kullanımına sunmak da aktivizm sayılır mı?

Bu belgeleri Türkçe’ye çeviren ve sunum olarak hazırlayan Sümeyra Altan’a teşekkürler. Dökümanı bu linkten indirebilirsiniz.

Ne yapabiliriz? Mimarlar ve Şehir Plancıları Odasından teknik bir döküman talep edebilir (zaten lokalde yıllardır şehirlerde sürdürülebilir bir dönüşüm için savunuculuk yapıyorlar, sosyal mesafenin korunmasi icin ihtiyac duyulan sokaklari eminim tasarlayabilirler), çok hızlı ve minik bütçelerle hayata geçirilebilecek çözümler isteyebiliriz. Dernekler bir araya gelip 5-10 maddeden oluşan taleplerini hazırlayıp, talep dosyasına çözüm dosyasını da ekleyip belediye başkanlarına iletebilirler. Şikayet yerine çözüm odaklı bir yaklaşımın çok önemli olduğunu düşünüyorum, bu salgın hepimiz için beklenmedik bir durumdu ve şu anda bu durumdan hep birlikte çıkabiliriz. Basın bülteninizi (veya talep ve çözüm dosyanızı) bana iletebilirsiniz, burada, yanı bisikletizm’de hemen yayınlarım.

1 Comment

Sema 27/04/2020 - 12:37

Aktivizmin en paylaşımcısı en güzeli sayılır hem de Pınar Pinzuti

Post Comment