Kamplı Bisiklet Turu

Share

Şimdiye kadar Avrupa’da üç defa, toplamda yaklaşık olarak 10.000 km.’lik ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de iki defa, toplamda yaklaşık 14.000 km.’lik turlarım oldu. Bu turlarımı otomobil, SUV ve minibüs yerine bisiklet ile yapmayı çok ama çok isterdim.

Dolaştığım tüm yerleri sindire sindire, yavaş yavaş, havasını içime çekerek, rüzgarını yüzümde hissederek turlamak isterdim. Kafamda hep bu vardı. Bisikletle uzun turlara çıkmak…

Sonunda kararımı verdim, er ya da geç bisikletle uzun bir tur yapacaktım. Konuyu araştırmaya başladım. Bisikletle Avrupa, Asya, Afrika, Amerika, Uzakdoğu turu yapanların ya da yapmakta olanların yazılarını, videolarını, fotoğraflarını hayranlıkla izledim. Özellikle kamplı bisiklet turu konusunda ulaşabildiğim her yazılı ve görsel belgeyi inceledim. Kafamda net bir resim oluştu. Bisiklet, heybe, çadır, uyku tulumu, mat, ocak, tencere seti, özel kıyafetler gibi oldukça pahalı malzemelere ihtiyacım vardı. Bu malzemelerin dünyaca ünlü markalardan olması durumunda binlerce dolar harcamak gerekiyordu. En az 1.500 $’lık bisiklet, 150 $’lık bagaj, 200 $’lık heybe, 300 $’lık çadır, 200 $’lık uyku tulumu, 75 $’lık mat, 100 $’lık ocak, 75 $’lık tencere seti, 200 $’lık mont, 175 $’lık pantolon, 100 $’lık yağmurluk vs. Sonunda zurnanın zırt dediği yere geldim.

Bir emekli olarak bu binlerce doları harcama lüksüm var mıydı? Daha doğrusu bu iş için bu kadar parayı hiç çekinmeden harcayabilir miydim?

29 yıllık meslek yaşamımın neredeyse her dakikası planlanmış, kaderi hep birilerinin iki dudağı arasında olan, öyle ya da böyle emir kulu birisi olarak bugüne kadar hep ekonomik yaşamak zorunda kalmıştım. Nedir ekonomik yaşam? Ekonomik yaşam sınırsız ihtiyaçların kıt kaynaklarla karşılanması, daha doğrusu karşılanmaya çalışılmasıdır. Kendi yağınızla kavrulan bir memursanız, herhangi bir ek geliriniz de yoksa ekonomik yaşamaktan başka çareniz yoktur.

Geliriniz sabit olsa da giderleriniz değişkendir. Örneğin, aniden bozulan bir buzdolabı bütçenizde koca bir delik açar. Hep ay sonunu getirebilmek için savaş verirsiniz. Kısaca siz hiç istemeseniz de ekonomik yaşam sizin en iyi bildiğiniz şey haline gelir. Kaliteli, dünyaca ünlü markaların ürünlerini ancak ve ancak indirime girdiklerinde alabilirsin. Genellikle ekonomik yaşam beraberinde zorunlu minimal yaşamı da getirir. Ekonomik ve de minimal yaşar gidersin.
Kamplı bisiklet turu konusunu araştırırken, 100 $’lık bisiklet ve kendi yaptıkları heybe vb. malzemeler ve sıradan kıyafetlerle dünya turuna çıkmış insanları da fark ettim. Bu ne anlama geliyordu? 1.000.000 $’lık Ferrari de 1.000 $’lık döküntü bir otomobil de sonuç olarak insanı A noktasından B noktasına götürmeye yaramıyor mu? Aradaki fark ne? Birisiyle lüks içinde giderken, diğeriyle toplu ulaşım kalitesinde gidiyorsun ama, sonuç olarak ikisiyle de gitmiş oluyorsun, hedefine ulaşıyorsun. Bunu fark eder etmez ben de zorunlu olarak içselleştirdiğim ekonomik ve de minimal yaşamı kamplı bisiklet turum konusunda da uygulamaya karar verdim. Yoksa ben de Surly, Kona, Trek, Salsa, Tubus, Topeak, Vaude, Ortlieb, Thule, Brooks, The North Face, MSR, Big Agnes, Marmot, Therm-a-Rest, Stanley, Tatonka, Trangia, Buck, Böker, Victorinox, Optimus, Primus gibi dünyaca ünlü markaların yüzlerce euro ve dolarlık ürünlerinden haberdarım. Ben de bu kendini ispatlamış, kaliteli ürünleri kullanmak isterim. Ancak, hayaller Miami, gerçekler Marmaris olunca, yapacak fazla bir şey yok. Yine de bu ünlü markaların birkaç ürününe sahip olmayı başarabildim.
Bisikletim ikinci el 2011 model Trek, Shimano Acera 21 vites, v fren, vidalı rublesi olan, karemil göbekli yani klasik, eski teknolojiye sahip bir bisiklet. Bu bisikleti aldığımdan bu yana 9.700 kilometre yol katettim bana herhangi bir sıkıntı yaşatmadı. Arka bagajım markasız sıradan bir bagaj, ön bagaj ikinci el Tubus, heybelerimi internetten almıştım tanesi 19,99 TL.’ye, kelebek gidon ve gidon boynu da ikinci el, çadır Husky ancak, indirimli alabilmek için aylarca beklemiştim, uyku tulumu Cocoon 300 onu da indirimli alabilmek için çok beklemiştim, mat hesaplısından, ocaklı tencere seti Trangia hediye geldi, mutfak malzemeleri Stanley ABD’den çok indirimli alındı, kamp bıçağım 70 TL.’lik Bursa çakısı, giysilerimin hemen hemen hepsi indirimden alındı. Ana kalemler dışındaki malzemeler, örneğin iç lastik, yama takımı, anahtar takımı vb. yedek parçalar da hep hesaplısından alındı. Shimano MF-TZ 31 ruble 32 TL., KMC Z 51 zincir 28 TL., Shimano FC-M 151 aynakol 65 TL., Wellgo pedal 45 TL., Shimano RD-M 360 SGS arka değiştirici 62 TL., Shimano BB-UN 26 orta göbek 35 TL., XLC ruble anahtarı 26 TL., Bike Hand aynakol sökme anahtarı 32 TL., Bike Hand orta göbek sökme anahtarı 33 TL.’ye alındı. Oysa, bunların Shimano XT 27 vites, disk fren, kaset rublesi olan, octalink veya hollowtech göbekli, yeni teknolojiye sahip bir bisiklet için olanlarına 5-10 katı daha fazla para vermem gerekecekti. Sonuç olarak en ekonomik biçimde tur ve kamp ekipmanlarımı tamamladım.
Bisikletle yapılacak Avrupa turunda her geceyi otel ya da hostelde geçirmeye kalksan gecelik 40-100 €’yu gözden çıkarmak gerekir. Yine kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerini sıradan fastfood restaurantlarından yesen bile günlük 30 € verirsin. Maaşını euro olarak alsan sorun değil de ortalama 100 € x 90 gün diye hesapladığında üç aylık bir tur için 9.000 € gibi bir parayı TL.’ye çevirmeye kalktığında kafayı yersin. Üstelik iş sadece konaklama ve yemekle de bitmiyor ki, bir sürü şey için para harcaman gerekebilir. Bisikletinde senin altından kalkamayacağın bir sorun çıksa, bisikletçiye gitmek zorunda kalsan ver 100-150 €. Çözüm ise çok basit ama, bir o kadar da zor. En fazla 10 günde bir otel/hostel konaklamasını içeren kamplı bisiklet turu. 81 gece çadır, 9 gece otel/hostelde kal, yemeğini kendin yap, masraflarını en aza indir. Bu da herkesin göze alabileceği bir şey değil. Neyse ki mesleğim gereği çadırda hem de tek katlı kalın branda çadırda konaklama konusunda deneyimim var, yani çadırda kalmışlığım var.

Yemek konusunu da bir şekilde çözebileceğimi düşünüyorum. Ne demiş atalarımız, kervan yolda düzülür. Ben de yemek yapa yapa öğrenirim. Sonuçta yaprak sarma, kadınbudu köfte, imambayıldı, vezirparmağı vb. yapacak değilim. Makarna, sucuklu yumurta, kavurma vb. şeyleri yapmak için de usta aşçı olmak gerekmez sanırım.

Şimdi geriye bir tek şey kaldı o da yola çıkabilmek. Aslında kamplı Avrupa bisiklet turuna çıkabilmemin önündeki en büyük engel başta eşim sonra da oğlum. Bu turu eşimle birlikte yapmayı çok isterdim. Ne var ki eşimin bel rahatsızlığından dolayı bunu yapabilmesi mümkün değil. Oğluma gelince o da bu turun birçok tehlikeyi barındırdığını düşündüğü için tura çıkmama karşı. Benzer kaygıları eşim de taşıyor. Aslına bakarsanız yaşadığımız kısacık ömür boyunca tehlikeli bir şeyle ne zaman, nerede, nasıl karşılaşacağımız belli mi? Misal ben geçtiğimiz Aralık ayında çok da hafife alınamayacak bir trafik kazası geçirdim. Cahil, dikkatsiz, kural tanımaz bir şahıs, benim kullandığım ve eşimin de bulunduğu aracımıza son derece hızlı bir şekilde arkadan vurdu. Adam frene bile basmamış, direkt olarak bize arkadan vurmuştu. Aracım sağlam olmasaydı, bir metre daha sağ tarafta olsaydık iki aracın arasında tost misali ezilip ölecektik. Kaza her zaman kullandığım, binlerce kez geçtiğim bir kavşakta ve daha da acısı hızımız 5-10 km./saat iken oldu. Adam en az 80-90 km./saat hızla bize vurdu. Aynı kazada araç içinde değil de bisiklet üzerinde olsaydım zaten ölmüştüm. Demek istediğim yaşadığımız bu ülkede tehlikesiz ne var ki? Hatta çoğu zaman motorlu bir araç yerine bisiklette olmak çok daha güvenli geliyor bana. Düzgün bir bisiklet yolunda pedal basarken kazayla ölme olasılığın yüzde kaç, sıradan bir karayolunda araç kullanırken yüzde kaç? Bisikletle yapılacak Avrupa turunda çoğunlukla bisiklet yolları (Eurovelo) kullanılacağından güvenli, az tehlike barındıran bir tur olacaktır. Zaten hiçbir şekilde tehlike ile karşılaşmak istemiyorsan evinden çıkmayacaksın, kaldı ki ev kazalarında bile binlerce kişi ölmüyor mu? Ölümden kaçış yok, her şey vadenle ilgili, vaden dolduysa The End yani filmin sonu. Neyse, yine de bir şekilde bu turu yapacağımı düşünüyorum ve o günün gelmesini sabırla bekliyorum. Olumlu düşünelim olumlu olsun…

2 Comments

Yağmur Atsız 05/03/2020 - 08:02

Bisikletle bir sürü yer görmek fikri gerçekten Harika. Sizi tebrik ederim

İlhan Palabıyık 27/03/2021 - 19:24

Merhaba Bilgilendirici ve yol gösterici yazılarınız için teşekkür ederim.

Post Comment