Ara

Bisikletli Ölümleri Dursun

Bisikletizm Bisikletli Ulaşım

Bisikletli Ölümleri Dursun

Paylaş
bisikletli ölümleri turkiye

Bisikletli ölümleri dursun, bisikletliler yaşasın!

Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkı. 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı ve hiç kimsenin kasten öldürülemeyeceği belirtilmiştir.

Google arama motoruma ‘bisiklet ve kaza’ yazıyorum ve başlıyorum bir buçuk milyon adet sonucu incelemeye.

‘Düzce’de bisiklet sürücüsü kamyon altında kalarak can verdi’. Bu olaya yerel gazete 2 satırlık yer ayırmış ve kocaman da bir fotoğraf. Kamyon’un şehir merkezinde ne işi var? Madem kamyonların şehir merkezlerine giriş özgürlüğü var, peki bu kamyon saatte kaç km hızla gidiyordu? Yavaş giden bir araç olsaydı, daha dikkatli haraket eder, etrafını görebilir ve böyle bir kazayı önleyebilirdi. Düzce’de evinden çıkan ve işine gitmek için tercihini bisikleten yana kullanan adamın yaşam hakkının olmadığını görüyorum.bisikletli ölümleri

“10 yaşındaki Nuri Denizli’de bisikletiyle karşıdan karşıya geçerken otomobil çarpması sonucu yaşamını yitirdi”. Bundan bir ay önce Nuri’nin ailesi hayatlarının en kötü haberini aldılar. Çocukları çok sevdiği bisikletinin lastiği patlayınca yakındaki tamirciye götürmüş ve yaptırdıktan sonra yine eve dönecekmiş. Nuri eve dönmedi çünkü bir otomobil sürücüsü Nuri’nin yaşam hakkını hiçe saydı.

Nuri’den bir hafta önce Tekkeköy’den 14 yaşındaki Ersan bir minibüsün altında kalarak can vermişti. Elbette Nuri internetten bisiklet kaza haberlerini taratmak yerine arkadaşları ile sokakta oyun oynadığından gazetenin haberini görmemişti. Ersan’ın haberini yazan gazete uyarıyordu :’Bisiklet kullanımının yaygın olduğu Tekkeköy’de bisiklet kullananlar araç trafiğinin yoğun olduğu yerlerde çok fazla bisiklet kullanmamalı ve tehlikeye düşecek hareketlerden kaçınmalılar’. 

Aynı hafta Konya’da 67 yaşındaki Ali amca bisikleti ile şehir merkezine giderken bir araç gelip çarptı ancak araç sahibi durmadı bile. Ali amca orada öldü. O da gazetenin uyarısını görmemiş olmalı.

Bisikletli Ölümleri ‘ne sessiz kalınıyor.

Türkiye’de bir süredir kentsel dönüşüm konuşuluyor. Bu yeni depreme karşı dayanıklı beton bloklarda yaşayacak ailelerin, öğrencilerin, çocukların nasıl evlerine ulaşılacakları da acaba planlanıyor mu? Kentsel dönüşüm sadece tek katlı evlerin çok katlı olması, metrekare başına daha fazla kişinin istiflenmesi mi? Bu ‘yeni’ kentlerde sürdürülebilir ulaşım için acaba bir çalışma var mı? Yani yayaya, bisikletliye yaşam hakkı sunulacak mı?

Yoksa herkes litresi bugün 5 TL’den yarın 10TL’den altın gibi kıymetli ancak tükenen bir kaynak olan benzin ile haraket etmeye devam mı edecek? Peki 14 yaşında bir delikanlının evi ve okulu aynı semtte ise ve okula bisiketle gitmek istese, her sabah anne babasıyla helalleşmek zorunda mı?

Spor salonuna gitmek için vaktinin olmadığından yakınan  35 yalındaki ofis çalışanı, fazla kilolarından kurtulmak için işine bisikletle gitmeyi tercih ettiğinde aslında ölüme biraz da yaklaşmakta mıdır?

Çocuklar aileleri ile haftasonlarını AVM’de geçirsin, annelerine ‘bana şunu al bunu al’ diye ısrar etsin, bu ülke tükettikçe büyüyecek diye düşünen zihniyet acaba hiç boş kamu arazilerine park yapmayı aklından geçirdi mi? Küçük çocuklar yürümeyi neden toprak değil çimento zeminde öğreniyorlar?

Eğitim sisteminden her yıl ‘reform’a giden Türkiye, bu ülkenin çocuklarını sınıflara hapsetmek gelişimin bir göstergesi mi? O kadar seçmeli dersin arasında neden bisiklet sürüş eğitimi yok?

Türk Deniz Kuvvetlileri’ne bir ömür hizmet vermiş olan Taner Özcan’ın bisiklet ile eve dönerken  İzmir Göztepe’de hayatına kast edildi. Yaşadığımız şehirler ‘Kent’lere dönüşürken emeklilerimiz için ne planlandı acaba diye soruyorum kendime. Deniz kenarında bisiklete gezip balık tutmak yerine evde oturup güvenli yaşam alanlarında televizyon izlemeliler herhalde…