Ara

İşe bisikletle gitmemek için sık kullanılan 3 bahane

Bisikletizm Bisikletli Ulaşım

İşe bisikletle gitmemek için sık kullanılan 3 bahane

Paylaş
işe bisikletle gitmek

İşe bisikletle gitmek isteyen ama işe bisikletle gitmemek için bahaneler bulan etrafımdaki dostlarım için yazıyorum bu yazıyı. Bu yazıyı okuduktan sonra siz de işe bisikletle gideceksiniz bence.

Tanıdıklarım bana nasıl işe bisikletle gelebiliyorsun diye sorduklarında ”sen de yapabilirsin” diyorum. Karşımdaki kişilerden gelen en sık 3 bahane şu şekilde:

1- Zamanım yok

Evimle ofis arası 6,5 km. Normal tempoda bir sürüş ile bisikletle 20 dakikalık bir mesafe. Otobüsle (otobüs evimin kapısından kalkmıyor, iş yerinin kapısında da durmuyor, yürüme sürelerini de kattığımda ) 40 dakika. Vapurla (vapura gitmek için yürüyüş, ofise ulaşmak için yürüyüş eklendiğinde) 50 dakika.

Ben İzmir’de yaşıyorum ve yaz aylarının sıcak günlerinde otobüs ile işe gitmek gerçekten mide bulandırıcı. Sıkış tepiş otobüsün içinde ter kokularının arasında ten teması: hayır teşekkürler.  Otobüs durağına kadar yürüyüp, ne zaman geleceği belli olmayan otobüsü bekleyip, indikten sonra ofise yürümek sadece vakit kaybı.

Vapur seçeneği iyi bir ulaşım alternatifi ama saatleri çok kısıtlı ve vapur iskelesine ulaşmak için evimden 7 dakika boyunca yürümem, ofise kadar da 15 dakika yürümem gerekiyor. Vapurla bisiklet taşımak ücretsiz ve bu seçenek zamanı değerli benim gibi birisi için sadece bisiklet ile kombine ettiğimde avantaja dönüşüyor. Ben de öyle yapıyorum. Sabahları bisikletimle vapur iskelesine pedal çeviriyorum, Konak’ta inip yine pedal çevirerek 4 dakikada ofise ulaşıyorum. Bisikletimi katlayıp asansöre binip plazanın beşinci kattındaki ofisime çıkıyor ve bir çanta kadar küçülen bisikletimi masamın yanına yerleştiriyorum.

2- Yorgun olursam çalışamam 

Ofise girdiğimde dinç oluyorum. Sabahın ilk saatlerinde fiziksel aktivite yaptığım için bedenim ve zihnim uyanık oluyor. Açık havada yaptığım bu kısa egsersiz ile kendimi iyi hissediyorum. Bunun iş verimliliğime faydası olduğunu biliyorum. Gün bozu bilgisayar başında saatler geçirdikten sonra bisikletimi alıp rüzgara karşı eve pedal çevirirken işle ilgili herşey aklımdan yavaş yavaş siliniyor, akşam yemeği için mahallemin esnafından bir kaç alışveriş yapıp torbalarımı bisikletime asıp eve giriyorum. Yol parasından tasarruf ettiğim için küçük esnafa bir kaç kuruş daha fazla para bırakıyor olmak beni rahatsız etmiyor. Büyük süpermarketlere gitmeyi uzun yıllar önce bıraktım. Bisikleti merdivenlerden çıkarıp, yerine koyduktan sonra akşam programımı yapıyorum. Bazen ofisten direk bir arkadaş buluşmasına geçiyorum. Toplu taşıma araçlarına bağımlı olmadığım için saate bakmadan akşamın tadını çıkarıyorum.

Spor salonuna gidip formumu korumak için kapalı bir alanda ter dökmeme gerek kalmıyor. Düzenli olarak bisiklete bindiğim için yediklerimi zaten eritiyorum. Kalori hesaplamak mı? Hmm, o nasıl birşey acaba? Hiç yapmadım…

işe bisikletle gitmek

Kışın yağmur yağdığında yağmurluk kullanıyorum, hava şartları gerçekten bisiklet sürüşüne izin vermiyorsa o zaman bisikletimi katlayıp otobüse, metroya veya vapura biniyorum.

3- Ofiste şık kıyafetler giymem gerekiyor

İş kıyafeti konusunu da açıklık getirelim. Topuklu ayakkabı ile bisiklete binen bir kadın, bence dünyanın kendine en çok güvenen kadını, ayrıca çok da şık. Sadece biraz alıştırma yapmak gerekiyor.

Kıyafetlerini uygun bir şekilde katlayıp yanına alabilirsin ve iş yerinde üstünü değiştirebilirsin; veya gardrobuna bundan sonra alacağın kıyafetlerin ütüye gerek olmayan, hafif ve hızlı kuruyan özellikte olmasına dikkat edebilirsin.

Tamam, peki, başka bahanelerinde olabilir. Neden o zaman yılda sadece bir gün işe bisikletle gitmeyi denemiyorsun? Zaten sonrasında bisikletle işe gitmek için bahaneler üreten biri olacaksın 🙂

Yıllar önce bir insan kaynakları uzmanı bana hayalimdeki işi sormuştu ben de “ofise vapurla gidebildiğim bir iş” demiştim. “Lütfen abartmayın” demişti, ben de  “tamam peki o zaman, vapur ve bisiklet mesafesinde olsun” demiştim. Beni bir daha hiç aramadı.

Etiketler:
Pınar Pinzuti

Blogger. Aktivist. Filolog ve Pedagog. Bisikletin dünyayı değiştirebileceğine inanıyor. İnandığı şey için ise gece gündüz çalışmayı çok seviyor.

  • 1

İlginizi Çekebilir

5 Yorumlar

  1. wolkanca 22/03/2015

    Reblogged this on Blogum and commented:
    kesinlikle haklı 🙂

    Cevapla
  2. Onur Cansever 23/03/2015

    Merhaba,

    Katlanir bisiklete dair olan ilgim, sayeniz de farkli bir perspektif daha kazandi.

    Tesekkur ediyorum.

    O. Cansever

    Date: Fri, 20 Mar 2015 16:51:15 +0000
    To: onurcansever@hotmail.com

    Cevapla
    1. bisikletim 23/03/2015

      Onur merhaba, iki yıldır katlanabilir bisiklet kullanıyorum ve şehir içi ulaşımda gerçekten çok pratik. Ben toplu taşıma entegre edilebilmesini (vapur-metro) ve çalınma derdi olmamasını (gittiğim heryerde yanımda) çok beğeniyorum.
      selamlar, Pınar

      Cevapla
  3. cuzunali 27/03/2015

    6,5 km gayet makul. Bisiklet en kötü ihtimal saatte 15km/h yapar. yarım saatlik bir sürüş makul, terlemeden bitirilebilir hafif bir tempoyla.

    Cevapla
  4. Hakan yazıcı 22/08/2016

    Çok kötü gaza geldim. Yarından sonra aha bende bisikletle gideceğim. Bak buraya yazıyorum. Yarından sonra bende gidiyorum.

    Cevapla

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Önerilen Yazılar