Ara

MTB turlarına katılan acemi kadının itirafları

Bisikletli Yaşam Gündem

MTB turlarına katılan acemi kadının itirafları

Paylaş
mtb-turlari-1

Çok iyi bir bisikletçi sayılmam. İcazet alacak kadar yeterli sayıda dağ turlarına gitmiş biriyim. Örneğin cahil cesaretiyle bisiklete binmeyi öğrenir öğrenmez Karya Bisiklet Turu’na gidip rezil olmuşluğum vardır.
MTB turları derken kastettiğim hani şu 3-4 gün süren, çadırlı, matlı gidilen bisiklet turları. İlk başlarda o turlarda hissettiğim ama tam ifade edemediğim, sorgulamadığım birçok şeyi sonradan tecrübe kazandıkça sorgulamaya başlamıştım.

mtb-turlari-1

Uzağa bir yere geçip şöyle bir bakasım geldi kendime ve turlara:

    • İlk sorguladığım şey: Bir insan evladı bunu kendine niye yapar! En az yüz bisikletli (ki yüzde doksanı erkek olan bir turda), çadırda kalmaktan hoşlanmayan ben, 80 km. yol gidip hala o turu niye bırakmaz? Bu ısrar niye Sema niye? Akşam olduğunda bel, boyun, popo, kollar, bacaklar hepsi ayrı bir yana bakarken, hiçbiri çadıra sığmazken, bir sonraki günün rotasına bakmak nedir? Senin haddine midir güçlü kaslı adamların arkasından yokuş tırmanmak?
    • İşimden izin alamadığım için cuma mesai sonrası 2 gün önce başlayan tura hazırlanmaya başlamak nedir peki? Araba nasıl yüklenecek? Buna gücüm var mı? 3 bisiklet 3 kadın gecenin bir yarısı Denizli dağlarında ne yapıyorsunuz gerçekten? Gece 3’te kamp yerini zar zor bulup, çadır kurup 3 saat uyuyup, çadırı toplayıp dağlara bisikletle çıkmak nedir? Hadi sen çatlaksın diyelim peki yol arkadaşların Filiz ve Pınar? Onlar ne kadar akıllı uslu görünüyor oysa ki! Peki bisikletle devam edeceğin yolda arabanı ne yapacaksın? Arabayı nasıl dönüp alacaksın?
    • Ah o muhteşem tuvaletler ve duşlar…Bu kadar lüksü hak ettin mi sen? Uzun, sıcak ve terli bir günün ardından çoğu zaman duş alamamak ve cildine yapışan tozlarla peeling yapmak ne kadar kıymetlidir. ( Duş ve tuvaletleri düşünebilen tur organizatörlerini tenzih ederim) Ama birçok turda bir kadının farklı ihtiyaçlarının görmezden gelindiğini de belirtmeden geçemeyeceğim.

    mtb-turlari-2

  • Turlarda yeni insanlar tanımanın keyfi mi? Eğer birbirine sıkı sıkıya bağlı gruplar varsa bunu genellikle unutabilirsiniz. Çadırlar çoktan yanyana bitiştirilir, grubu simgeleyen flamalar asılır, o alana mümkünse girmeniz de çok hoş olmaz. Kendi şehirlerinde zaten hep beraber olan grup akşam da beraberdir kahkahalarla ne kadar eğlenceli olduklarını tüm ovaya duyururlar. Sabah olunca formalarını giymiş birbirinin aynısı olmuş bir çok bisikletçi heyecanla hazırlanmış, grup halinde beklemektedir. Önlerde tam tekmil beklemektedirler. Ben ve benim yavaşlığımı bilip kollamaya çalışan arkadaşlarım, nasıl olsa en arkalarda olacağımız için o sıkı sıkıya bağlı gruptan uzaklarda onların çıkmasını bekleriz. Yanlışlıkla onların önünde yer aldığımız bir turda, nefis manzaralı bir yolda sağdan gittiğimiz halde, arkamızdan huh huh sesleri arasında “çeeeeekiiiillllll yyooollllldaaaann çeeekiiillll” diye bağıran ve önde giden hızlı lider abinin “15 km.’nin altına düşmeeeeykk yooook” diye haykırışını hiç unutmayız. Neydi? “EVET BİSİKLET ÖZGÜRLÜKTÜR!”
  • Nefis bir doğada insan bir durup güzelim manzarayı izlemez mi? Ben pek izleyemedim turlarda. Neden mi? Sürekli hızlı giden gruba yetişmeye çalıştığım için. Ağız tadıyla bir böğürtlen toplayamadım ona yanarım. Nereye yetişiyoruz acaba? Kamp yeri belli, neden en erken gitme telaşı olur insanda? Kanıtladığımız nedir? Kendi gücümüzü sınıyorsak eğer, “şu kadar yolu şu kadar hızla gittim hahayt” nidalarını neden duyuyoruz? Başkalarıyla kıyaslanıyorsa kaslarımız bedenimiz, bu turlar niye var? Yarışlar var bunun için dedim durdum kendime. Ama yine de gittim turlara.

mtb-turlari-4

Bir insan evladı bunu kendine niye yapar?

En arkada kaldığım için oranın ortamını en iyi ben bilirim;)

Turun süpürge aracı vardır, arkadan gelenleri toplarlar. Gır gır gır sesiyle hof puf çıkmaya çalışırsın ve bilirsin ki aslında araçtakilerin istediği senin artık direnmeyip araca binmendir. İşte en büyük psikolojik sınavdır bu. Sen her şeye rağmen astımına, zayıf kaslarına rağmen kendini denemek istersin ve biri yanaşır yanına. Der ki: “Sen artık şu araca binsene, sen bu tura niye geldin ki?” Ama yanından gitmeye devam eder o erkek kişisi. Sen ona gitmesini rica edersin, o ısrarla yanından gelip konuşmaya devam eder. Bu sınavları atlatırsan eğer sınanman bitmiştir, sen artık gergin ve güçlüsündür!

Süpürgelerde genellikle kadınlar vardır ama ender olarak erkeklere de rastlanır. Süpürgeye bir kadının binmesi olağandır ama erkek bindiyse üzerindeki erkek egemen baskının etkisiyle sürekli bir bahanesi vardır. Bacağı kasılmıştır, ciğeri hastadır vs…Onlar da zor durumdadır, hemcinslerinin cümlelerini geri paslamak zorundadırlar. Her turda mutlaka süpürgeye binen birini aşağı çeken bir erkek gördüm maalesef. Orada demek isterim ki: “Hey lütfen bir şey söyleme, yarışta değiliz, kendini kanıtlaman gerekmez, rahat ol ve doğayı seyret”

Öyle ya BİSİKLET ÖZGÜRLÜKTÜR…Senin kendi bedeninle ilgili karar vermen de özgürlüğünün bir parçasıdır dostum.

mtb-turlari-3Peki niye gittim ben bu turlara?

Her şeye rağmen güzelliklere odaklandığım için gittim. Güzel insanlar tanıdım, güzel yerler gördüm.

Araba ile gidemeyeceğim yerleri gördüm turları organize eden insanlar sayesinde.

En perişan anımda,  izin isteyerek destek atanları tanıdığım için gittim.

Çadırdan hiç hoşlanmasam da dağda kuş sesleriyle uyanabildiğim için kendimi ayrıcalıklı hissettiğim için gittim.

Kendime kendimi kanıtlamak için gittim. Astımı tanımak için gittim.

Güzel yürekli yol arkadaşlarım için gittim.

Dağın başında yalnız kaldığımda lastiğim patladığında hızır gibi yetişen insanlar olduğunu bildiğim için gittim.

Grup olarak geldikleri halde seni sımsıkı sarmalayan, seninle çoğalan seni çoğaltan insanlar için gittim.

Yine olsa yine yaparım…