Ara

Bisiklet Kafe: bisiklet, kahve ve daha fazlası

Bisiklet Kültürü Bisikletizm Bisikletli Yaşam

Bisiklet Kafe: bisiklet, kahve ve daha fazlası

Paylaş
bisiklet kafe

Bisiklet kullanımının yaygınlaşması ile birlikte bisiklet kafe sayısı da her geçen gün artıyor. Çünkü bisiklet kafeler, bisikletçilerin tanışması ve birbirleriyle tecrübelerini paylaşması için mükemmel buluşma noktalarıdır. Leziz kahveler yudumlanıp masanın üstündeki bisiklet dergisi okunurken bisikletin ufak tefek bakımlarının yapılıp bir sonraki sürüşe hazırlanması ise bisiklet kafeleri, diğer kafelerden ayıran en güçlü özellik.

Roma, Milano, Paris, Barcelona, Berlin gibi Avrupa şehirlerinde bisiklet kafeler hem bisikletçiler hem de bisiklete binmeyenler tarafından ziyaret ediliyor.

Londra Bisiklet kafe

Mobil uygulama Strava, Londra’da her hafta 78.000 bisiklet sürüşünün kayıt altına alındığını, ve toplam 1,7 milyon kilometre yapıldığını açıkladı (2015). Strava verilerine göre ortalama bir bisikletçi ilk 90 dakikalık sürüşten sonra bir kahve molası veriyor ve mola ortalama 16 dakika sürüyor. Bunun dışında diğer çok faydalı değerli bir bilgi ise, bisiklet sürüşlerinin en sık hangi rotalarda gerçekleştiği… Bu verilerden yola çıkarak bisiklet + kahve + tamir atölyesi kavramlarını birleştiren ve hayata geçiren üstüne üstlük bir de bu işi çok güzel yapan herkesin eline sağlık.

Bike Café gibi Bike Kitchen da çok sevdiğim mekanlardan, ziyaret ettiğim bir kaç sosyal amaçla kurulan atölyeyi yine burada anlatmıştım. Ağustos ayında İskoçya bisiklet turumuzun son iki gününü bisiklet kafe keşiflerine ayırdık. Edinburgh ve Londra’da gittiğimiz kafelerden 3 tanesine bu yazıda yer vermek istiyorum. Belki bir gün bu yazı birilerine ilham verir ve İstanbul, İzmir, Antalya gibi şehirlerimizde bisiklet kafelerimiz olur (Güncelleme 2018: bu yazı bir kaç kişiye ilham vermiş. Türkiye’de bisiklet konseptli kafeler var artık ancak bisiklet kafe demek için biraz daha beklememiz gerekiyor).

Ronde Bisiklet Kafe, Edinburgh

Tarihi kent merkezinin biraz dışında bir mahallede, tabelasındaki isminin okunması zor olsa da, önünde park edilmiş onlarca park edilmiş bisikletten hemen kendini gösteren Ronde, gerçekten çok hoş bir kafe. Ağırlıklı olarak tarz sahibi yol bisikletçilerine hitap eden bisiklet kıyafetleri ve aksesuarlarının da satışının yapıldığı kafenin öğle saatlerinde leziz bir yemek menüsü de bulunuyor. Fiyatları da makul.

Bisiklet Kafe

Biz kablosuz internet şifresini isteyip yumuşak koltuklara yerleştik, leziz keklerin tadına bakarken bir yanda da Edinburgh’daki bisiklet etkinliklerine göz gezdirdik. Bisiklet konulu kitap, dergi ve fotoğraflarla dolu kafe aynı zamanda bisiklet kullanımının ve  kültürünün yaygınlaşması için etkinlikler düzenliyor.

Ronde’nin çalışanları güler yüzlü, yemekleri ve tatlıları çok lezzetli, kahvesi mükemmel. Yalnız başına gelseniz bile kafedeki kitap ve dergilerle saatlerce keyifli vakit geçirebilirsiniz. Ronde’nin bence tek eksiği, bisiklet park yerinin olmaması ve bisikletlerin rastgele üst üste konması.

Look Mum No Hands, Bisiklet Kafe, Londra

look mum no hands

Sadece Londra’da değil tüm dünyaya adını duyurmayı başarmış olan Look Mum No Hands (Anne Bak Ellerimi Bıraktım) şehrin doğusunda. Sevimli bir bahçesi ve çok havalı bir iç mekanı bulunuyor.

East London’dan sonra Hackney’ye de bir şube açan kafe, bence ideal ve ilham verici bir bisiklet kafe.  Leziz vejetaryen yemekler ve süper kahvelerin yanı sıra bisiklet aksesuarları da sunuyor.

bisiklet kafe

Kafeye gelen ama bisiklet kiliti olmayanlarla için bisiklet kilitleri kapıda asılı. Bisiklet tamir atölyesinde düzenli olarak tamir ve bakım kursları yapılıyor. Bisiklet turları (tour de france gibi) televizyondan naklen veriliyor, Londra’aki tüm bisiklet etkinliklerin duyuruları duvarlarda asılı,akşamları ise bisiklet gezginlerinin sunumları veya bisiklet konulu film gösterimleri oluyor. Biraları da enfes.

12.00-14.00 arası kablosuz internet kapalı. Anlamı sanırım internete bakma yemeğini ye ve birileriyle sohbet et.

bisiklet kafe

Rapha Cycle Club, Bisiklet Kafe, Londra

The Rapha Cycle Club, dışardan çok şık bir butik gibi görünüyor. Ancak kapıya yaklaştıkça şık ve pahalı bir butikten farkını hemen anlıyorsun: içeriye bisikletle giriliyor. Dükkanın içinde bisikletler için ayrılmış park yeri var. Rapha, çok havalı ve çok farklı. Rapha, takipçilerine gelip kahve içip instagram fotoğrafları çekebilecekleri bir mekan sunuyor.

rapha bisiklet kafe

Rapha’nın sahibi Simon Mottram, bisiklete binmeyi çok sevdiğini ancak klasına uygun kaliteli ve güzel bisiklet kıyafeti bulamadığından on yıl önce bu işi kendisi yapmaya karar vermiş. Yatırımcıları ikna etmiş ve marka doğmuş. Hayatta yapmayı en çok sevdiği şeyi daha konforlu ve şık olarak yapabilmek için Rapha’yı kuran Simon ilk yıllarda sadece bisiklet tshirtleri yaparken daha sonra Team SKY ile partnerlik anlaşması yaptı ve takımın tüm kıyafetlerini üretmeye başladı. reklama para harcamak yerine “kulaktan kulağa” duyulmayı tercih etti.

200 dolardan başlayan tshirtlerin herkes için olmadığını ve sadece kendisi gibi düşünen insanlar için olduğunu da ekliyor.

bisiklet kafe

Gidip görme fırsatım olmadı ama adını sık sık duyduğum the Cycle Hub, sosyal işletme olarak kurulmuş, kafe işlevinin yanı sıra bisiklet kullanımının yaygınlaşması misyonuna sahip.

Organik kahve, 0 km ürünlerle hazırlanan yemekler, süper çeşit çeşit çayları ile G!RO gerçekten çok keyifli bir mekana benziyor.

Bike Beans Cycle Cafe, kahve, yiyecek ve bisiklet tamir hizmetleri dışında bisiklet turları da sunan bir kafe.

İngiltere’de Dil Okulu

İngiltere’de bisikletli tatil yapmak veya bir dil okuluna kayıt yaptırıp İngilizce öğrenmek isteyenlerden sık sık mesaj/mail alıyorum. Londra’nın hem bisikletli tatil hem de bir dil okuluna kayıt yaptırıp İngilizce öğrenmek için harika bir şehir olduğunu düşünüyorum. Okul tavsiyesi? EF Dil Okullarının programlarına göz atabilirsiniz.